Bayat Gazetesi - Bayat Haber Sitesi
HV
22 NİSAN Pazartesi 09:28

Orman İşgali Suçu

Av. Cem Tunç
Av. Cem Tunç
Giriş Tarihi : 09-01-2024 17:44

Bu haftadaki konumuz ''orman işgali suçu''
Bir çok vatandaşımızın mağdur olduğu konuya ilişkin olarak bilgi vermek istedik.
Afyonkarahisarda 'da bu hususta ceza yargılamaları devam etmektedir.

Kadastro faaliyetleri ile vatandaşların kullandıkları arazilerin bir kısmı orman arazisi olarak tespit ve tescil edilmiştir.
Bu kadastro faaliyetlerinde süreç dikkatli bir şekilde takip edilmemiş ve yine vatandaşlara yeterince bilgilendirme yapılmamış,  
dolayısıyla da dava açma süreleri kaçırılmıştır.

Miras yolu ile 4-5 kuşak önceden intikal eden ve halihazırda kullanılan arazilerin tamamının ya da bir kısmının orman arazisi olduğunun ilgili kurum tarafından tespit edilmesi üzerine durumun savcılığa bildirilmesi ile maalesef son kullanıcı hakkında ''orman alanlarının işgali, ormandan faydalanma ve orman içerisinde yerleşilmesi'' suçlaması nedeniyle Asliye Ceza Mahkemelerinde 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istemi ile  yargılama yapılmaktadır.

Miras yoluyla 4-5 kuşak önceden  intikal eden arazilerin aynı şekilde, aynı sınırlarda kullanılmaya devam edildiği araziler mevcuttur. Yapılan kadastral faaliyetler ile vatandaşların arazilerinin tamamı yada bir bölümü orman arazisi olarak tespit ve tescil edilmiştir.
Vatandaşların herhangi bir kusurları ve kastları olmamasına rağmen salt kanunun şeklen aradığı işgal şartı nedeniyle cezalandırılması mağduriyet yaşatmıştır.

Yapılan yargılamaların vatandaşımızı mağdur ettiği, vatandaşın zarar verme ya da faydalanma kastı ile hareket etmediği babadan dededen gördükleri şekilde arazilerini kullandıkları şahsım tarafından üst yargı merciilerine anlatılmaya çalışılmış hukuki gerekçelerle izah edilmiş ise de maalesef  Afyonkarahisar'da yapılan ceza yargılamalarında ve tüm Türkiye' de ceza kararları çıkmış ve çıkmaya da devam etmektedir. Bu hususta yasal bir düzenlemenin ya da emsal bir kararın çıkması elzemdir.  

Bu hususta Ankara'da yaptığımız görüşmelerde bu konu üzerinde durulacağı beyan edilmiştir.

İlgili kanun gereğince ve bize göre haksız bir şekilde vatandaşlarımız orman alanlarının işgali, ormandan faydalanma ve orman içerisinde yerleşilmesi eyleminin kasten, arazinin  orman arazisi olduğunu bilerek  işlenmesi halinde suç oluşabilirse de bu hususu gerçekten bilmeyen vatandaşların cezalandırılması gerek hukuki gerekse vicdani değildir.

Vatandaşlarımızın cezalandırılmasından başka arazide mahsul olması durumunda mahsül müsadere edilmekte ve arazi üzerinde bir yapı olması halinde de yıkımına karar verilmektedir. KADASTRAL FAALİYETLERİN YEREL YÖNETİMLERCE VE VATANDAŞLARCA TİTİZLİKLE TAKİP EDİLMESİ GEREKMEKTEDİR.

Aşağıda  sunmuş olduğumuz Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararında olduğu gibi eylem kasten yapılmadığı müddetçe vatandaşların cezalandırılması mümkün  değildir. Bu karara rağmen maalesef  yerel mahkemelerden ceza kararları çıkmaya devam etmektedir.

HER NE OLURSA OLSUN YARGILAMA AŞAMASINDA ETKİN BİR SAVUNMA ESASTIR. MUTLAK SURETTE DOSYADA KEŞİF YAPILMASI VE TANIK DİNLETİLMESİ GEREKMEKTEDİR.

CEZALANDIRMAYA YÖNELİK KARARLARA KARŞI MUTLAK SURETTE ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMALIDIR.

 

6831 SAYILI ORMAN KANUNU’NDAKİ DÜZENLEME

Orman Alanlarının İşgali Ormandan Faydalanma Ve Orman İçinde Yerleşilmesi Suçu 6831 sayılı Orman Kanununda düzenlenmiş olup düzenleme aşağıdaki gibidir:

MADDE 93- Bu Kanunun 17 nci maddesinde yasak edilen fiilleri işleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.

İşgal ve faydalanma suçunun yeniden tarla açmak suretiyle veya yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır.

Bu maddede tanımlanan suçların konusunu oluşturan, işlenmesinde kullanılan ve işlenmesiyle elde edilen eşya veya mahsul Türk Ceza Kanununun müsadereye ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir. Müsadere olunan mahsuller satılarak bedeli Orman Genel Müdürlüğünce irad kaydolunur.

Müsadere olunan tesisler ise Orman Genel Müdürlüğünce aynen muhafaza edilebileceği gibi ihtiyaç görüldüğü takdirde ormancılık veya diğer kamu hizmetlerinde kullanılabilir. Aksi takdirde ilgili orman idaresince, yıkılmak suretiyle karar infaz olunur. İdarenin bu husustaki talebi halinde genel zabıta kuvvetleri idareye yardım etmekle mükelleftir.

Ceza hukukumuzda kast kural taksir ise istisnadır. Suçun taksirle işlenebilmesi için kanunda açıkça gösterilmesi gerekir. Söz konusu suç kasten işlenebilen bir suçtur ve taksirli hali düzenlenmemiştir. Bu durumda kişinin kastı yoksa kişiye ceza verilemeyecektir.Yargıtay karalarında da görüleceği üzere iddianame konusu suçun oluşumu için kast unsurunun gerçekleşmesi bir cezalandırılabilme şartıdır.

Yukarıda izah etmiş olduğumuz hususlara ilişkin olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulu sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğine karar vermiştir

 

T.C YARGITAY Ceza Genel Kurulu Esas: 1992/ 3-352 Karar: 1993 / 12 Karar Tarihi: 01.02.1993

Sanık, niza konusu taşınmazı 26.2.1988 tarihli tapu kaydı ile satın almış ve tasarruf etmeye başlamıştır. Bu yerin orman olduğuna dair, tapu kaydında bir açıklama mevcut değildir. Tapu kaydının aleniyeti ilkesine dayanılarak, iyi niyetle satın alınan taşınmaz, önceki malikler gibi sanık tarafından da kullanılmıştır. Sanığın; bu yeri orman olduğunu bilerek kullandığına dair savunmasının aksini gösterir delil bulunmamaktadır. Suç konusu yerin orman sayılan yerlerden olduğu, sanığın tasarrufundan sonra açılan davada yapılan keşifle anlaşılmıştır. Bu nedenle, suç işleme kastı bulunmayan sanığın, manevi unsuru oluşmayan suçtan beraatine karar verilmelidir.

 

MAĞDUR OLMAMAK İÇİN;

ARAZİLERİNİZİ İNTERNET ÜZERİNDEN İNCELEYEREK MUTLAKA MEVCUT DURUMUN KONTROL EDİLMESİ GEREKMEKTEDİR.

YARGILAMA AŞAMASINDA MUTLAKA TANIK DİNLETME TALEBİNDE BULUNULMADIR.

YARGILAMA AŞAMASINDA KEŞİF YAPILMASI İSTENMELİDİR.

YARGILAMA AŞAMASINDAN ÖNCE YA DA EN GEÇ YARGILAMA AŞAMASINDA ORMAN ARAZİSİNE TAŞAN KISIM YÖNÜNDEN TECAVÜZÜN SONLANDIRILMASI GEREKMEKTEDİR.

YEREL MAHKEME KARARININ ALEYHE OLMASI DURUMUNDA MUTLAKA KARAR İSTİNAF EDİLMELİDİR.

İSTİNAF KARARLARININ ALEYHE OLMASI DURUMUNDA DA 1 AY İÇERİSİNDE MUTLAKA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMALIDIR.

Av. Cem TUNÇ

YORUMLAR